Sayfalar

6 Nisan 2010 Salı

Resignation of an engineer: Return of the activist


Buraya kadarmış...

Şu ana kadar çalıştığım tüm işlerde olduğu gibi burada da 3 aydan fazla kalamadım. Bu 3 boyunca burada kalmamı sağlayan en önemli söz ise Roni'den gelmişti: "İyi de onlar sosyalist değil"

Zonguldak'ta geçen süre tam anlamıyla bir ikilem oldu benim için. "Modern kölelik" üzerine kurulu inşaat sektöründe çalışan bir sosyalist.

Ben de bir işçiyim ancak işçiler bana patron gözüyle bakıyor, benimle birlikte çalışan mühendisler ise işçi olduğunu unutup kendisini patron sanıyor.
Bu çetrefilli durum karşısında kime nasıl davranacağını kestirmek oldukça güç ve kime nasıl davranacağına el yordamıyla karar veriyorsun.

Bir yandan para kazanmak zorunda olduğun için yoğun çalışmak zorundasın ama gel gelelim o kadar fazla çalışıyorsun ki sonraki gün verimli olamıyorsun. Yani keyif için değil ölmemek için yemek yeyip, dinlenmek durumundasın.

Mühendis de olsan işçi de olsan durum aynı. Ciğerlerimde kalan bronşit izi de bana Zonguldak'tan kalan yadigar oldu.

Son dönemde arkadaşlarımın en favori sözünü buraya yazmak da farz oldu bir yandan, çünkü 1968'inin Paris'inden gelen bu söz durumu çok iyi özetliyor:

"Açlıktan ölmeme garantisini can sıkıntısından ölme garantisiyle satın aldığımız bu dünya batsın"

Gün bu üretim çarkından çıkıp sokağa dönme günüdür. Çünkü özgürlük sokakta!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler